Doğaüstü Güçlere Sahip İnsanlar

Merhabalar, bugünlerde bir araştırma peşindeyim :) Araştırmam doğa üstü güçlere sahip olan insanlar.. Daha doğrusu genleri yüzünden normal olmayan insanlar.. Anlatmaya çalıştığım telepati ile iletişime geçebilen insanlar, hücre ve doku yenilenmesi olan insanlar gibi… Gerçekten de bu tür insanlar var..  Düşünceleriyle iletişime geçen, düşünceleriyle nesnelere etki eden insanlar..Bu konuda bir araştırma yapıyorum. İşte araştırmamdan birkaç not ve yazı;

 

“Kimilerine göre, bu tür zihinsel güçlere sahip olabileceğimiz fikri dahi gülünç. Kimilerine göre ise, telepatinin gerçekliğinin tartışılması bile gereksiz. Bu iki uç noktanın arasında yer alan parapsikologlar, telepati konusunu ciddiye alan, kanıtlar bulmak için deneyler yapan bilim insanları. 1970′li yıllardan itibaren, dünyanın önde gelen üniversiteleriyle araştırma enstitülerinde çalışan parapsikologlar, çeşitli iddialar ortaya attılar ve iddialarını ciddi bilimsel çalışmalarda test etmeye başladılar. Testlerin sonuçları ise, konu üstünde çalışan bilim insanlarını bile fikir ayrılığına düşürecek nitelikte. Bazı araştırmacılar, elde edilen sonuçları telepatinin varlığını kanıtlamak için yeterli buluyor. Bazıları da, araştırma sonuçlarının geçerli bilimsel kanıtlar sunamadığını söylüyorlar. İşte bu yüzden, bir bilim dalı olarak parapsikolojinin sonunun yaklaştığı iddia ediliyor
Parapsikoloji alanı bir dönüm noktasında. İnsan bilincinin anlaşılması ile ilgili büyük bir gelişmenin eşiğinde olduğumuz söyleniyor. Öte yandan, konuya kuşkuyla yaklaşanlar haklılarsa, parapsikoloji düşüşe geçmek üzere. Kuşku duyanların ve savunanların uzlaştıkları tek bir alan var: Bugüne dek en geçerli kanıtların elde edildiği “ganzfeld” deneyleri. Sözcük, Almanca’da “tüm alan” anlamına geliyor.

1970′li yılların ortalarında, meditasyon yapan insanların telepatik deneyimleriyle ilgili raporlar, zihinsel konularda araştırma yapan bilim insanlarının merakını uyandırmıştı. Raporlar, telepatinin insanlar arasında iletişim sağlayan sinyaller içerebileceği düşüncesini doğurdu.

Sinyallerin normal beyinsel çalışma ile algılanamayacak kadar belirsiz olduğu, meditasyon gibi çalışmaların ise algılanmalarını kolaylaştırabileceği düşünülüyordu. Bu düşünce, ışık, ses ve sıcaklığı kapsayan bir “tüm alan”da rahatlayan insanlar üstünde deneyler yapılmasına yol açtı. Deneylerden sonra “ganzfeld”, telepatinin test edilmesinde en popüler yöntem haline geldi. “

Bende işte bu metindeki telepatiye inanan insanlar arasındayım. Bence bu gerçekten olağan birşey ve gerçekte bunu yapabilen insanlar var. Kimileri bunu saklıyor, kimileri Dünya’ya açıklıyor. Fakat bunun şuanda sizlere aktarmada ne kadar doğru bilgiler verebilirim bilmiyorum. İnternet geniş bir bilgi kaynağı olmasına rağmen her zaman da doğru olmuyor. Yani bu blogda bile okuduğunuz herşeye inanmayın sakın :) Neyse ben diğer ilgimi çeken yazıları da burada gösteriyorum;

“Sinyallerin normal beyinsel çalışma ile algılanamayacak kadar belirsiz olduğu, meditasyon gibi çalışmaların ise algılanmalarını kolaylaştırabileceği düşünülüyordu. Bu düşünce, ışık, ses ve sıcaklığı kapsayan bir “tüm alan”da rahatlayan insanlar üstünde deneyler yapılmasına yol açtı. Deneylerden sonra “ganzfeld”, telepatinin test edilmesinde en popüler yöntem haline geldi.

Ganzfeld deneylerinde, katılımcılar, özel olarak yalıtılmış bir odada 45 dakika boyunca yumuşak bir koltukta oturup, kulaklıkla rahatlatıcı sesler dinliyorlar. Bu sırada, gözlerinde yalnızca yumuşak pembe ışık geçiren filtreler bulunuyor. “

 

Aslında sizde evinizde telepati gücünüzü deneyebilirsiniz. Bunu ise;

“Telepati ile ilgili ikna edici kanıtlar, ancak otomatik ganzfeld deneyleri gibi titizlikle hazırlanmış deneylerde elde edilebilir. Yine de, evinizde iskambil kâğıtları, rahat bir koltuk ve “yollayıcı” olmayı kabul eden bir arkadaşınızla basit bir deney yapabilirsiniz. Bunun için sıradan bir iskambil destesinden as, dört, on ve papazları ayırın. Size yardım eden kişi bunları karıştırsın. Siz de başka bir odada (kartlarla ilgili ipucu almamak için), rahat bir koltuğa oturun. 15 dakika gözleriniz kapalı, nefes alıp vermeye odaklanın. Burada amaç, telepatik sinyalleri algılamak için zihninizi boşaltmak. Daha sonra “yollayıcı” kartlara konsantre olarak, üzerlerindeki resimleri iletmeye çalışsın. Birkaç dakika sonra, iletilen kartın hangisi olduğunu söyleyebilmelisiniz. Bu sırada yardımcınız doğru ve yanlış tahminleri not etsin. 16 kart bittikten sonra kartları karıştırıp, deneyi üç defa daha tekrarlayın. Rastlantısal tahmin yapılırsa, 64 tahmin içinde 16 civarında doğru bilme olasılığı var. 23 ya da daha fazla doğru ise, bilim dünyasınca istatistiksel açıdan anlamlı bulunabilecek kanıt olacaktır.”

 

Bu konudaki araştırmalarıma devam edeceğim ve sizleri bu blogda bundan haberdar edeceğim :) Bundan asla  şüpheniz olmasın :)

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !